Omurga eğrilikleri, omurganın ön–arka veya sağ–sol düzlemde normal anatomik hizalanmasından sapması sonucu ortaya çıkan yapısal ya da fonksiyonel bozuklukları ifade eder. Omurga, sağlıklı bir bireyde önden bakıldığında düz bir hat üzerinde, yandan bakıldığında ise belirli fizyolojik eğriliklerle (servikal lordoz, torasik kifoz, lomber lordoz) dengeli bir yapı sergiler.
Bu doğal eğrilikler, vücut ağırlığının dengeli dağıtılmasını ve hareket sırasında oluşan yüklerin absorbe edilmesini sağlar. Ancak bu dengenin bozulması durumunda omurga eğrilikleri ortaya çıkar.
Klinik pratikte en sık karşılaşılan omurga eğrilikleri şunlardır:
Bu iki durum sıklıkla birbiriyle karıştırılır; ancak değerlendirme ve tedavi yaklaşımları birbirinden oldukça farklıdır.
Skolyoz, omurganın frontal düzlemde (önden bakıldığında) yana doğru eğrilmesi ve aynı zamanda omurların kendi ekseni etrafında rotasyon göstermesiyle karakterize, üç boyutlu bir omurga deformitesidir.
Skolyoz sadece bir “yana eğrilik” değildir. Aynı zamanda:
gibi yapısal değişiklikleri de içerir.
Skolyoz tanısı genellikle ayakta çekilen omurga grafileriyle konur ve Cobb açısı ölçümü ile değerlendirilir. Genellikle 10 derece ve üzeri eğrilikler skolyoz olarak kabul edilir.
Postüral omurga eğrilikleri, omurgada yapısal bir deformite olmaksızın, duruş bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan fonksiyonel eğriliklerdir.
Bu tür eğriliklerde:
Postüral eğrilikler en sık şu nedenlerle oluşur:
Her iki durumda da dışarıdan bakıldığında:
görülebilir. Bu nedenle aileler ve hatta bazı yetişkin hastalar, her eğriliği “skolyoz” olarak yorumlayabilir.
Ancak yanlış tanı, yanlış tedaviye yol açabilir. Özellikle postüral bir eğriliğin “skolyoz” sanılması, gereksiz korku ve yanlış müdahalelere neden olabilir.
Skolyozda:
Postüral eğrilikte ise:
Bu test, skolyoz taramasında oldukça değerlidir. Hasta öne doğru eğildiğinde sırtın bir tarafında kabarıklık oluşuyorsa, bu durum omurga rotasyonuna işaret eder ve skolyoz lehine değerlendirilir.
Postüral eğriliklerde ise bu çıkıntı genellikle görülmez veya minimaldir.
Skolyoz tanısı için ayakta çekilen omurga grafileri gerekir. Cobb açısı ölçümü yapılır ve eğriliğin derecesi belirlenir.
Postüral eğriliklerde ise radyolojik olarak yapısal bir eğrilik saptanmaz ya da çok minimal bulgular görülür.
Evet. Ancak en sık görülen form adölesan idiopatik skolyozdur ve genellikle 10–16 yaş arasında ortaya çıkar. Bu dönemde hızlı büyüme, eğriliğin ilerlemesini kolaylaştırır.
Yetişkinlerde ise skolyoz:
şeklinde görülebilir.
Postüral eğrilikler günümüzde oldukça yaygındır ve özellikle şu gruplarda sık görülür:
Bu eğrilikler erken dönemde fark edilirse, fizik tedavi ile büyük oranda düzeltilebilir.
Fizik tedavi, hem skolyoz hem de postüral eğriliklerde önemli bir yere sahiptir. Ancak yaklaşım, eğriliğin tipine göre değişir.
Bu yaklaşımlar tedavi başarısını düşürür.
Fzt. Dr. Bünyamin Haksever Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği, omurga eğriliklerini yapısal ve fonksiyonel açıdan ayrıntılı olarak değerlendirir.
Değerlendirme süreci:
Tedavi süreci:
Amaç:
Yanlış tanıyı önlemek ve doğru tedaviye yönlendirmek.
Omurga eğrilikleri her zaman skolyoz anlamına gelmez. Skolyoz ile postüral eğriliklerin doğru şekilde ayırt edilmesi, hem tedavi başarısı hem de hastanın psikolojik süreci açısından kritik öneme sahiptir.
Doğru değerlendirme ve bilimsel temelli fizik tedavi yaklaşımlarıyla, postüral eğrilikler büyük oranda düzeltilebilir; skolyozda ise ilerleme kontrol altına alınabilir.
Sağlığınız için en doğru adımı atın.
Bünyamin Haksever Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’nde bilime dayalı, kişiye özel iyileşme deneyimini yaşayın.
💬 Randevu almak veya değerlendirme süreciniz hakkında bilgi edinmek için bizimle iletişime geçin.
İletişim:
📞 +90 (507) 690 46 45
✉️ iletisim@bunyaminhaksever.com.tr
🏥 Bünyamin Haksever Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği Söğütözü Mahallesi Dumlupınar Bulvarı 94/D Çankaya/ANKARA
🌐 www.bunyaminhaksever.com.tr